Sayfalar

cia etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cia etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ekim 2013 Cuma

Zihin Kontrolü Nedir? - Prof. Dr. Selim Şeker

zihin kontrolü nedir?
zihin kontrolü nedir?


Boğaziçi Üniversitesi Elektromanyetik Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Selim Şeker: "İnsan beynindeki noktalar arasında öyle yerler var ki, bunların uyarılması durumunda kişi, adam bile öldürebilir. Yine aynı yöntemle kişiye uzak bir mesafeden kalp krizi geçirtilebilir."

ABD ve Rusya'nın, 1950'den bu yana üzerinde çalıştığı, insanları istendiği gibi yönlendirmeye yarayan beyin kontrol silahının, 1970'li yıllarda Türkiye üzerinde kullandığı iddia edildi.

Bu iddiaya göre, 5.000 insanımızı kaybettiğimiz, insanın ideolojisi uğruna annesini, kardeşini veya en yakınını öldürmekten çekinmediği sağ-sol çatışmasının arkasında, beyin kontrol silahı olduğu ileri sürülüyor.

Çip veya beyne sokulmuş elektrotlara ihtiyaç duyulmadan insan beyninin kontrol altına alınması anlamına gelen beyin kontrol silahı, uzmanlara göre, verilen telkinlerle İstenildiğinde insanı terörist haline sokabiliyor. İnsana, ruhsal ve bedensel acı yaşatabilen bu sistemin, 1980 öncesi Türkiye üzerinde kullanıldığı iddiası ise dehşet verici...

Ciddiye alınması gereken bu kuramı ileri süren isim ise, bu alanda uzmanlaşmış Emekli Kurmay.Albay Baha Kadıoğlu... Kadıoğlu, Silahlı Kuvvetler Dergisi'nde yayımlanan bir makalesinde, konuyla ilgili olarak şu ifadeleri kullanıyor: "Türkiye, 1970'li yıllar içinde beyin kontrol yöntemlerinin harp şeklinde uygulandığı ve bunun korkunç kâbusunun yaşandığı bir ülke olmuştur."

Bu görünmez harbin gelecek yıllarda da devam edeceğine dikkat çeken Kadıoğlu, "Bu harbin yalnızca fizikî tedbirlerle önlenmesi mümkün görülmemektedir. Alınacak tedbirleri öğrenmek için en kısa zamanda parapsikolojik çalışmalara girmek mecburiyetindeyiz." uyarısında bulunuyor. Aksi halde, bu tür müdahalelere maruz kalınabileceğini söylüyor.

CIA ve MOSSAD, Beyin Kontrolüne Büyük Önem Veriyor

12 Haziran 2013 Çarşamba

KOBAY TÜRKLER ! Şişli Etfal hastanesi beyninde çip tespit etti.

KOBAY TÜRKLER ! Şişli Etfal hastanesi beyninde çip tespit etti
KOBAY TÜRKLER ! Şişli Etfal hastanesi beyninde çip tespit etti


Batılı ülkelerde yaşayan ve hapishaneye düşen bir çok Türk, devlet kurumlarınca çeşitli testlerde kobay olarak kullanılıyor.

-Beyinler kontrol altına alınıyor

Ömer Özkaya’nın kaleme aldığı “CIA Belgelerine Göre Zihin Kontrolü” kitabında, uzun süre İsveç’te yaşayan bir Türk vatandaşına İsveç polisi tarafından uygulanan “kobay muamelesi” teferruatlıca anlatılıyor. Özellikle Batı gizli servisleri, hükümetlerin kontrolünde yürütülen “insana tam hakim olma” projesini bütün acımasızlığı ile denemeye başladılar. Bu projede baş kobaylar arasında Asya kıtası vatandaşları ile özellikle Türkler geliyor. -İşte çok çarpıcı bir örnek

İbrahim Ariç uzun yıllar Almanya’da yaşamış. Çocukluk ve gençlik yılları Almanya’da geçmiş. Ancak Almanya’da kaldığı süre içinde kamu memurları tarafından işkencelere ve tıbbi deneylere tâbi tutulmuş. Haksız yere cezaevine atılmış. Cezaevinde de yoğun şekilde deneyler geçmiş başından. Diyor ki Ariç: “Sürekli olarak bilmediğim gerekçelerle çeşitli ilaç ve deney uygulamalarına tâbi tutuldum. Hastanelerde zoraki ilaç denemelerine tâbi tutulduğuma ilişkin belgeler, bulgular, tarafımdan tevsik edilmiş olup arşivlenmiş şekilde hazırdır.”

Ömer Özkaya’nın kaleme aldığı “CIA Belgelerine Göre Zihin Kontrolü” kitabında, insanların kobay olarak kullanılması ile ilgili ilginç örnekler vardı.

Özkaya, kitabında uzun süre İsveç’te yaşayan bir Türk vatandaşına İsveç polisi tarafından uygulanan “kobay muamelesini” de teferruatlıca anlatmıştı.

Sürekli olarak gelişen teknoloji ve elektronik çağın baş döndürücü hızla yeni buluşlar ortaya koyması, “bu yeniliklerin” insanlar üzerinde denenmesi fikrini de beraberinde getirdi.

Özellikle Batı gizli servisleri, hükümetlerin kontrolünde yürütülen “insana tam hakim olma” projesini bütün acımasızlığı ile denemeye başladılar.

Bu projede baş kobaylar Asya kıtası vatandaşları ve özellikle Türkler.

İbrahim Ariç’in başından geçenleri “belgeleriyle birlikte” öğrenmemiş olsaydım, belki de konunun ciddiyetini ben de fark etmeyecektim.

İbrahim Ariç uzun yıllar Almanya’da yaşamış. Çocukluk ve gençlik yılları Almanya’da geçmiş. Ancak Almanya’da kaldığı süre içinde kamu memurları tarafından işkencelere ve tıbbi deneylere tâbi tutulmuş.

Haksız yere cezaevine atılmış. Cezaevinde de yoğun şekilde deneyler geçmiş başından.

Diyor ki Ariç: “Sürekli olarak bilmediğim gerekçelerle çeşitli ilaç ve deney uygulamalarına tâbi tutuldum. Hastanelerde zoraki ilaç denemelerine tâbi tutulduğuma ilişkin belgeler, bulgular, tarafımdan tevsik edilmiş olup arşivlenmiş şekilde hazırdır.”

İbrahim Ariç’i kobay olarak kullanan Almanlar, daha sonra onun işe yaramayacak hale geldiğini düşünerek 30.09.2004 tarihinde Türkiye’ye iade ederler.

Ariç başından geçen insanlık dışı olayları belgelemek için yoğun bir mücadeleye başlar Türkiye’de.

Bu mücadele sonunda onu şok eden bir belge Şişli Etfal Hastanesi’nden gelir.

Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çektirdiği MR’da, beyninde bir sinyal odağı olduğu tespit edilir.



Yanlış duymadınız, Almanlar kobay olarak kullandığı İbrahim Ariç’in kafasının içine “sinyal odağı” yerleştirmişlerdir.

Hastanenin bu konudaki raporu şöyledir:


“539955 dosya nolu, 753937 protokol nolu 18.11.2004 müracaat 25.11.2004 netice tarihli Kranium MR incelemesinde, sol frontal bölgede, subkortikal ak maddede T2 ve Flair sekanslarda hiperinteks karakterde patolojik sinyal odağı mevcuttur. Kortikal sulkus genişlikleri normal izlenmiştir.”

İnsanların kafalarının içine, vücutlarının değişik bölgelerine mikroçipler yerleştirerek, insanı her yerde takip etme, kontrol altında tutma gibi projelerin uzun zamandan beri denenmekte olduğunu biliyoruz.

Nitekim İbahim Ariç de bu projede kobay olarak kullanılmış, kafasının içine bu kobaylık döneminde “sinyal odağı” yerleştirilmiş.

Tabii bunlar iddia! Ama hastane raporuyla belgelenmiş iddia.

Bütün bunlar doğru ise, Avrupa’nın değişik ülkelerinde yaşayan Türkler için çok ciddi tehlikeler var demektir.

İsveç ve Almanya örneğinde olduğu gibi çeşitli sebeplerden dolayı cezaevine düşen Türkler, burada değişik deneylere tâbi tutuluyor, kobay olarak kullanılıyorsa çok vahim bir durum var demektir.

Belki de Avrupa’nın değişik ülkelerinde, Batı ülkelerinin “teknolojik–istihbarat” amaçlı deneylerine tâbi tutulmuş ama bunu açıklayamayan, ruhi yönden çöküntüye uğratılmış binlerce insanımız bulunmaktadır. Avrupa Birliği’ne girmeye hazırlanan Türkiye için, birliğin kölelik olduğunu biliyorduk ama işin içinde “kobaylık” olduğunu tahmin bile edemezdik.

Türkiye bu vahim olaylara dur demezse, Türkiye’yi güçsüz gören Batı ülkeleri daha pek çok gencimizi kobay olarak kullanacak. 
http://arsiv.yenimesaj.com.tr/index.php?haberno=5000458&tarih=2005-01-14

Aytıntılı Bilgi İçin Lütfen Tıklayın: http://elektromanyetiksavas.blogspot.com/

Bu güne değin en çok tıklanılanlar