Sayfalar

4 Ekim 2013 Cuma

İnsanları uydulardan yönetmeye çalışıyorlar - Zihin kontrolü

zihin kontrolü
zihin kontrolü

Bizi uydudan yönetiyorlar 

Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı'nın elektromanyetik dalgalar aracılığıyla dünyadaki herkesin düşünce, davranışlarını takip ve kontrol edebildiği iddia ediliyor

29 Eylül 2013 Pazar

Beynimi ele geçirerek, katliam yaptırdılar (Zihin kontrolüne maruz kalan bir ABD askeri)

zihin kontrolü
zihin kontrolü

ABD’nin başkenti Washington’da 16 Eylül’de bir donanma üssünü basarak 12 kişinin ölümüne neden olan eski asker Aaron Alexis, saldırı sırasında ABD polisi tarafından öldürülmüştü. FBI, 34 yaşındaki Aaron Alexis’in donanma üssüne yarı otomatik bir tüfekle girdiği anın görüntülerini yayınladı.


Bir güvenlik kamerasından alınan 30 saniyelik görüntülerde, Aaron Alexis, kimsenin olmadığı bir koridorda görünüyor. Bir kapının penceresini kıran saldırgan Alexis elindeki silahla bir duvarın arkasına saklanırken görünüyor.

Amerikan New York Times gazetesi de, eski asker Aaron Alexis’le ilgili ilginç bir iddia ortaya attı. 34 yaşındaki Alexis, 16 Eylül’deki saldırıdan 10 gün önce yazdığı notlarda, ABD hükümetini suçluyor. Alexis, hükümet güçlerinin beynine “oldukça düşük ölçekli” elektromanyetik dalgalarla saldırı düzenlediğini ve saldırganlaşmasına neden olduğunu iddia ediyor.

’3 AYDIR ELEKTROMANYETİK SALDIRI ALTINDAYIM’

12 Haziran 2013 Çarşamba

NASA, beyin okuyarak terörist avlayacak.

NASA, beyin okuyarak terörist avlayacak.
NASA, beyin okuyarak terörist avlayacak.


NASA beyin okuyacak

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi havaalanlarında teröristleri yaydıkları beyin dalgalarından saptayacak bir cihaz geliştiriyor. Bilim çevrelerinde tartışılan girişim, insan hakları savunucuları tarafından da eleştiriliyor

DIŞ HABERLER SERVİSİ

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, insan beyninin yaydığı elektrik dalgalarından yararlanarak düşünce okuyabilecek bir cihaz geliştirme aşamasında olduğunu açıkladı.
NASA yetkilileri, temasa geçtikleri "Northwest Airlines" adlı havayolu şirketine, söz konusu cihazın havaalanlarında güvenlik amacıyla kullanılabileceğini, çok yakın bir gelecekte yolcular arasına gizlenen olası teröristlerin bu cihazla yapılacak taramalarda tespit edilebileceğini bildirdi.
The Washington Times gazetesinin haberine göre, 11 Eylül saldırılarından sonra uzay teknolojisini sivil güvenlik alanında kullanma kararı alan NASA, özel bir firmanın da katkısıyla, bir tür süper yalan makinesi geliştirdi.
Washington Times’a konuyla ilgili olarak bilgi veren NASA Uzay Araştırma Bölümü Müdürü Herb Schlickenmaier, Northwest Havayolu’na teklif ettikleri bu projenin geliştirdikleri 4 projeden biri olduğunu belirterek, çalışmaların henüz tamamlanmadığını kaydetti.

İtirazlar var

Ancak NASA’nın bu inanılmaz projesi bazı bilim adamları tarafından uygulanabilirliği çok şüpheli bir tasarım olarak nitelendirildi. Beyin dalgalarını beyin elektrosunda (EEG) olduğu gibi, insan kafasına kablo bağlayarak dahi ölçmenin çok güvenilir bir sonuç vermediğini vurgulayan bilim adamları, kalabalık bir yolcu grubundan gelen sinyalleri sağlıklı olarak değerlendirmenin mümkün olmayacağını savundular.
Buna karşın bazı fizikçiler ise mevcut bilgi birikimi ve teknolojiyle beyin dalgalarını ölçerek kişinin ne düşündüğünün belli bir yanılma payı ile anlaşılabileceğini belirttiler. Proje hukuksal açıdan da sorunlu olarak gösterildi. Özel hayatın dokunulmazlığını savunan çevreler böyle bir uygulamanın haberleşme ve seyahat özgürlüğünü ihlal edeceğini vurguladılar.

Nasıl çalışıyor?

Havaalanlarında kontrol kapılarına yerleştirilmesi planlanan beyin okuma cihazı, nöro elektrik algılayıcıları vasıtasıyla insan beyni ve kalbinin yaydığı elektrik dalgalarını insanın gövdesiyle hiç temas kurmadan, uzaktan algılayabilecek.
Algılayıcıların saptadığı bu sinyaller çok gelişmiş bir bilgisayara veri olarak girecek. Bilgisayar ise bu verileri, hafızasında bulunan suçlu kişilerin psikolojik profili ile karşılaştıracak.
Yolcuların kişisel dosyaları ve sabıka kayıtları da veri olarak hafızada bulunacak. Sonuçta bilgisayar, algılayıcıları tarafından gönderilen nabız atışı, vücut sıcaklığı, göz kırpmaları ve öteki biyoritmsel tepkilerle ilgili sinyalleri değerlendirerek yolcunun potansiyel bir terörist olup olmadığını saptayabilecek.

Büyük Birader sizi gözetliyor
11 Eylül saldırılarından sonra ABD’de havalanı ve uçuş güvenliği adına bireysel özgürlüklerin kısıtlanmasını da içeren önlemler devreye girdi. İş sonunda romancı Orwell’in "Büyük Birader"ini çağrıştıran "beyin okuma makinesi"ne kadar vardırıldı.

http://www.milliyet.com.tr/2002/08/18/dunya/adun.html

Matrix filmi gerçek oldu. Eğitimde yeni dönem geliyor.

Matrix filmi gerçek oldu. Eğitimde yeni dönem geliyor
Matrix filmi gerçek oldu. Eğitimde yeni dönem geliyor

Matrix mucizesi gerçek oluyor! Beyine çip geliyor!


Beyine dışarıdan bilgi yükleyebilen makine geliyor!

Matrix filminde Neo karakterinin sadece birkaç saniye içerisinde Kung Fu öğrendiği sahne gerçek oluyor. Bilim adamları beyne dışarıdan sinyal göndererek beyin aktivitesini etkilemeyi başaran bir makine geliştirdi

Önce Duke Üniversitesi’nde görevli Amerikalı bilim adamları, beynine mikroçipler takılan bir maymuna istenilen bilgiyi göndermeyi başardıklarını duyurdu. Ardından Rus bilimadamı Vitali Valtsev, düşünme yeteneği olan ve bir bebek gibi eğitilmezse suçluya dönüşebilecek bilgisayar icat ettiklerini öne sürdü. Tüm bu gelişmeler gişe rekorları kıran The Matrix filminde Keanu Reeves’in canlandırdığı Neo karakterinin bir bilgisayara bağlanıp birkaç saniye içinde milyonlarca sayfa bilgiyi ve beceriyi kazandığı o sahneyi akıllara getirdi. Dün Boston Üniversitesi uzmanlarıyla ortak çalışan Kyoto Nörobilim Akademisi’nin Japon bilim adamları bu rüyanın gerçek olmaya çok yakın olduğunu açıklayınca birkez daha bilim dünyasında heyecan yaşandı.

Hafıza hapı da geliyor


Uzmanlar ‘yakın gelecekte’ yeni bir yabancı dilin ya da uçak uçurma becerisinin uyanık olmaya bile gerek duyulmadan insanların beynine kısa sürede yüklenmesinin mümkün olacağını açıkladı. FMRI adlı bir cihaz geliştirdiklerini duyuran bilim adamları, bu cihazın beyne gönderdiği sinyaller ile beyin aktivitesini değiştirmeyi başardıklarını, bunun da teorik olarak beyne yeni bilginin dışarıdan aktarılmasına olanak verdiğini vurguladı. Saygın bilim dergisi Science, bilim adamlarının bu çalışmasını son sayısında geniş bir şekilde yayımladı. Ayrıca uzmanların, hafızayı dinç tutacak ve öğrenilen bilgilerin çok daha uzun süre beyinde zarar görmeden depolanmasını sağlayacak bir hafıza hapı üzerinde de çalıştıkları kaydedildi.

İlk deneme Neo’dan!

Larry ve Andy Wachowski kardeşlerin yazıp-yönettiği bir bilim kurgu filmi, 1999’da gösterime girmişti.. Filmde başrolü oynayan Keanu Reeves (Neo), bir bilgisayara bağlanıp birkaç saniye içerisinde milyonlarca sayfa bilgiyi beynine yüklemişti.

VATAN
11 Aralık 2011

Sinir sistemine çip takıldı

Sinir sistemine çip takıldı
Sinir sistemine çip takıldı

Profesor Kevin Warwick yıllar süren çalışmaların ardından bileğine sinir sistemine bağlı bir çip yerleştirdi.

İnsan ve makine arasındaki çizgiyi test etmek için dört yıl önce vücuduna ilk çipi takan İngiliz profesör Wareick, bir adım dahab ileri gitti: Warwick yıllar süren çalışmaların ardından bileğinin altındaki sinirlere bağlı bir çip takdırdı. Çip duyuları aktaran ve kaslarını hareket ettiren sinir kodlarını dinleyecek ve kaydedecek.

Reading Üniversitesi sibernetik profesörü, deneylerinin takma kol ve bacak gibi organların gerçek organlarla eş tepkiler vermesini sağlamasını amaçlıyor. Çiplerin sinir sistemini taklit etmesiyle ortaya çıkabilecek buluşlar aynı zamanda felçliler için de bir çözüm getirebilir. Ancak Warwick’in kendisi bile deneylerden ne tür bir sonuç alınacağı konusunda henüz kesin bir fikre sahip değil.

       “Bu safhada, gerçekten başarılı olup olmayacağımızı bilemiyoruz” diyen Warwick’in testlerdeki temel amacı elektrik devreleriyle vücudun sinir sistemini biraraya getirerek cyborg üretimine giden yolda ilk adımı atmak. Kendisini bir cyborg kobayı olarak kullanmayı kafasına koyan Warwick daha önce hiçbir araştırmacının gidemediği kadar ileriye gidiyor.
       
CYBORG 1.0’DAN 2.0’A 

       Vücuduna ilk olarak 1998 yılında dokuz günlüğüne bir silikon çip yerleştiren Warwick, bu çipi çalıştığı üniversitedeki bir bilgisayarın kendisinin nerede olduğunu tespit etmesi, ve gittiği yönde kapıları ve ışıkları açması için kullanmıştı. O dönem bazıları için oldukça ürkütücü bir fikir olan bu deney şimdi büyük bir adım daha atılarak daha da ileri götürülüyor. 

       Bu sefer yüz küçük iğneden oluşan mikroelektrodlar fiber yardımıyla Warwick’in sol kolundaki ana sinire bağlandı. Bu sinir beyin ile el ve parmaklar arasındaki iletişimi sağlıyor. Bir radyo vericisi takılan devreler sayesinde çipte oluşan elektrik tepkilerini bir laboratuvar bilgisayarına aktarıyor. 

       Teorik olarak, bilgisayar Warwick’in parmağına bir iğne batırıldığında, Warwick elini sıcak ya da soğuk suya soktuğunda, parmaklarını oynattığında ortaya çıkan sinir ateşlemelerinin bir modelini çıkaracak. Bilgisayar aynı zamanda çipe uyarılar göndererek özel sinir dokularının uyarılmasını deniyecek. Bilgisayar, sinirlere bir iğne batması durumunda hissedilen modelde uyarı gönderdiğinde Warwick’in beyninin iğne batması hissi duyması durumunda tıpta ve sibernetik biliminde büyük bir ilerleme kaydedilmiş olacak. 

       Ancak bu deneylerin başlayabilmesi için haftalar geçmesi gerekecek, zira Warwick şu aralar çipin sinir sistemine düzgün oturup oturmadığını bekleyerek göremek zorunda. Gelecek Pazartesi günü dikişlerin alınmasının ardından iki günlük bir bekleme dönemi yaşanacak. Warwick her gün birkaç kez parmaklarında ve bileğinde bir zonklama hisstiğini, çipin yavaş yavaş yerine oturduğunu düşündüğünü söylüyor. İlk basit deneylerin ise Çarşamba günü başlaması bekleniyor. 

NTV-MSNBC
23 Mart 2002

Zihin Kontrolü oyuncak sektörüne kadar düştü. Yine Japonlar yaptı. (video)

ABD havaalanlarında zihin okuyan cihaz - zihin kontrolü

ABD havaalanlarında zihin okuyan cihaz - zihin kontrolü
ABD havaalanlarında zihin okuyan cihaz - zihin kontrolü


ABD havaalanlarına terör şüphelilerini "niyetlerini okuyarak" belirleyecek yeni bir güvenlik sistemi yerleştirileceği bildirildi. "Kötü niyeti" saptayacak yeni teknolojinin ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından test edildiğini belirten Daily Telegraph'a göre, yeni vücut tarayıcısı, bir kişinin suç işlemeye yönelik niyetini açığa vuran ancak gözle görülmeyen ip uçlarını algılama yeteneğine sahip. Tarayıcı, şüphelinin vücut sıcaklığı, nefes alma sıklığı ve kalp ritmini belirleyebiliyor. MALINTENT adı verilen sistemde söz konusu verileri uzaktan algılayabilen sensör ve görüntüleyiciler yer alıyor. Tarayıcı ayrıca kişinin yüz ifadesini de analiz ederek bir saldırı hazırlığı içinde olup olmadığına karar verebiliyor.


İç Güvenlik Bakanlığı İnsan Faktörleri'ne bağlı Bilim ve Teknoloji bölümü tarafından geliştirilen yeni sistem, sınır bölgelerindeki kontrol noktaları, havaalanları ve özel güvenlik önlemi gerektiren öteki yerlere konacak. Yeni sistem, silah ve patlayıcıları saptamaya odaklı eski sistemin aksine insana odaklanıyor. İnsanın psikolojik ve davranışsal özelliklerini göz önüne alarak geliştirilen yeni sistemin suç işlemeye hazırlanan bir kişi ile bağlantı uçağını kaçırma endişesi içindeki masum bir yolcuyu ayırt edebilecek hassasiyette olacağı kaydedildi. Yeni sistem, geçen hafta Maryland'de 140 gönüllü üzerinde test edildi ve yüzde 78-80 oranında başarılı oldu.
http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=995617

Bu güne değin en çok tıklanılanlar